08 Şubat 2010 Pazartesi




bu da kız kardeşime yaptığım ahşap boyama tepsim...

02 Şubat 2010 Salı


Bu resmi eski albümlerin birinde buldum.Yıl 1949. Annemin babası... Söze gerek yok...


Babamın kitaplarını her gelişimde olduğu gibi bu seferde karıştırdım dağıttım :) kendimi alamadığım bambaşka bir dünya o kitaplar. Sararmış sayfaları hem hüzün hem huzur veriyor insana.Bu okul ansiklopedisi çok hoşuma gitti. Tarihler fotoğrafta tam çıkamamış ama fasiküller 1966 yılına ait. Buruk acı gibi bir şey bu. İşte geldik gidiyoruz'un en sağlam, en güzel,en acı kanıtı....

01 Şubat 2010 Pazartesi



anneme gelirken hediye olarak yaptığım anahtarlık. ilk ahşap boyamam. belirgin hatalarına rağmen yine de annem çok beğendi. Yapımı çok zevkli artık durmadan boyayacak birşeyler bulurum :)

31 Ocak 2010 Pazar




Annemin kıvırcık kuzuma yaptırdığı iğne oyası....Ödemiş iğne oyası deniliyor.Benim çok hoşuma gitti ama asıl ilgimi çeken ipek ipliğin soğan kabuğu ile renklendirilmiş olmasıydı....

Bu minik sepetleri aldığımda nasıl kullanacağım hakkında bir fikrim yoktu. Kürdanların ucuna boncuk geçirip sepetleri kürdanlık haline getirdim çok hoşuma gitti.Sepetlerin devamını bulursam bir kaç tane hazırlayıp anneme,kız kardeşime yollayacağım...

30 Ocak 2010 Cumartesi







Tatili fırsat bilip Denizli'ye annemlere gittim.Hava elbette Fethiye gibi olmasa da yine de fena sayılmaz.Bugün kızkardeşimin kayınvalidesine gittik. Çiftliğe gidilecek denilince hemen atladım tabii :) Gülsüm abla içimi okumuş gibi çiğ börek yapmış,kuzine sobaya hayran hayran süzerken içinde pişen keki gördüm.Her şey o kadar doğal ki...Soğanlar ve patateslerde kuzine de pişmiş.Tadını anlatmaya gerek yok... Çam ağaçları temiz toprak kokusu... Benim için çok güzel bir gündü...