olmazsa olmazım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
olmazsa olmazım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Kasım 2011 Pazartesi

Geniş Ailem :)

Kaplumbağalarım,balıklarım,çiçeklerim kedilerim derken aslında ne kadar geniş bir aile olduğumuzu anlatmak istedim. Evimin olmazsa olmazları sırf yüreğim elvermedi diye istemeye istemeye sonradan dahil edilen üç tane daha dünya güzelim var benim :)
Kömür' ü zaten biliyosunuz taaa Fethiyelerden getirdim onu buraya benimle beraber şark hizmetini yapıyor:) Cinsinin hakkını fazlasıyla veren bir Bombay o :) Kirli hani şu neredeyse bir panda yavrusu kadar olan pofuduk sokakta donmak üzereyken eve getirildiğinde avucumun içinde yatıyordu o kadar küçüktü yani şimdi ise platonik olarak bana aşık ancak söz geçiremediği hormonları yüzünden evdeki diğer dişilere illallah dedirten bir çapkın:)
Bir diğer smokinin ise adı Keriman oyunu çok seven bir zamanlar Kirliyle tutkulu bir aşk yaşaması sonucu kortizonlara maruz kalan ve bu yüzden midir bilinmez bir daha asla Kirli ye yaklaşmayan kendi halinde çocuklarla oynamayı çok seven bir güzel :)
Şu sırtı dönük ısırmalık miniğin ise ismi Behlül... Adliye binasında nöbet tuttuğum sırada X- ray cihazının içinden geçerek geldi ve önümde durdu ayağının biri çok kötüydü biz kırık sandık veterinere götürdük ama veteriner korkacak bir şey olmadığını söyleyince yine aldık eve getirdik ha üç ha beş ne olacak sanki dedik.mamaları aşıları artık beni korkutmuyor çünkü iyice emin oldum ki ne kadar verirsen o kadar sana geri geliyor onun için Geniş Ailemle huzur içinde yaşamaya devam :)

1 Ekim 2011 Cumartesi

Aklım hala burada değil

Güneşli ama ayaz bir pazar sabahı içimi ısıtacak anılarla uğraşıyorum.Bu kupanın nereden olduğunu söylememe gerek yok bardak altlığı da Asortiğim'in hediyesi. Arkadaki yunuslu kalemlik ve ucu görünen ölüdeniz notluk Fethiye 1im çarşısından alınma :) İş yerinde gözümün önünde hepsi:)
Kahvaltıdan sonra kuzum dershaneye gitti bende peşinden masayı toplayıp kendime güzel bir keyif kahvesi yaptım.Birazdan temizlik var. Bu hafta iki gün evdeyim görev yok doya doya evde olmanın keyfini çıkaracağım:) Herkese iyi hafta sonları....

2 Nisan 2011 Cumartesi

Bahar gelmiş...

Bahar gelmiş ! Henüz hissedemedim ya da buranın baharı ancak bu kadar oluyor. Teoman' ın şarkısı bu ara dilimde şu an ki durumumla çok alakalı çünkü ne diyordu ; vakit bir türlü geçmezken, yıllar hayatlar geçiyor... Bu yukarıdakiler arkadaşlarımın kedilerime getirdiği hediyeler :) ben resimleyene kadar farenin bir gözü çoktan çıkarılmıştı bile :)
bu tahinli çörek ve aşağıda kolyelerimi resimlediğim takı mankenleri de İzmir'den Murad Abimden.Çöreğin tadına diyecek yok işte budur diyerek yedik :) mankenlere gelince öyle çok işime yaradılar ki tam 4 tane farklı modelim var artık :) bunlar sadece ikisi.. kolyeleri resimlerken canım çıkıyordu açıkcası hediye almak hele ki gurbetteysen çok güzel birde imdadına yetişen bir hediyeyse daha da güzel :)
Bu kolyeleri Pasaj.Com da satış yapan Waffle' dan aldığım boncuklarla yaptım.Sayısız boncuğum var şimdiden bir dünya küpe yaptım resimleri çeker çekmez buraya alacağım. Çok zevkli bir alışveriş oldu. Bir çok alışverişim oldu pasaj. com dan istediğim her şeyi bulabiliyorum geç keşfettiğim için üzgünüm.. yaz başına kadar beni oyalamaya yetecek malzemem var artık boncuklar,keçeler,taşlar :) yeni yeni acemi işlerinde görüşmek üzere :)


26 Ocak 2011 Çarşamba

Bu canavarlar olmadan olmaz :))

herkese iyi geceler :))) bu akşam yazı yok resim var : )



20 Ocak 2011 Perşembe

Karanfil Kokulum...

Bu beyaz boncuklar bana İzmir' deki kuzenimden geldi. Bir akşam üstü tam işler üst üste gelmişken kargom geldi.Murat Abimin ismini görünce anladım hemen :) bir dünya boncuk yollamış İzmir'den bu bileklikleri işte o İzmirli boncuklarla yaptım.
Aşağıdaki karanfil topu aslında bir portakal :) Fethiye'ye gittiğimde yapmıştık bunları. Bazen geceleri hafif bir karanfil kokusu yayılıyor gözümü kapatıyorum ya ben Fethiye'ye gidiyorum ya da Fethiye buraya geliyor...

11 Aralık 2010 Cumartesi

Uzun zamandır süren bir bunalımım vardı. Adahan!a gelen her yabancının yaşadığı uyum sorunu,iklim sorunu, gidecek bir yer,yapacak bir şey bulamama sorunu hepsi üst üste geldi ama hani derler ya "ilaç gibi geldi" diye işte Fethiye ziyareti bana öyle geldi. Artık bunalmak, dertlenmek, kederlenmek yok. Hem zaten ne olacak ki şunun şurasında,hepi topu,tam tamına 899 günüm kaldı :)
Şimdi bu da nesi diyeceksiniz hiç demeyin. Bu siyahlı beyazlı küçük erkeği eve almasaydım vicdanım uzun bir süre sızlayacaktı çünkü bu soğukta ( ki Ardahan da kış gerçekten çetin geçiyor ) bu miniği sokakta kaderine terk edemedim.ha iki ha üç ne farkeder dedim :) aslında çok şey farkediyor mamaları kumları ışık hızıyla bitiyor. Aşıları ilaçları derken masraf çoğaldı ama olsun ne yapalım bu küçük erkeğin de bizim hanemizde nasibi varmış.Adı Kirli çünkü geldiğinde çok kirliydi ve parazit doluydu şu anda aslan parçası bir erkek :)
Böyle melekler gibi uyuduklarına bakmayın. oynarlarken 300 spartalı Pers topraklarına girmiş gibi sesleri çıkıyor ve onları durduracak hiç bir kuvvet yok en azından ben başaramadım
Büyükten küçüğe Kömür, Kadife ve Kirli :)
Fethiye gezisi bir sonraki yazıya kaldı. Şu an hava kapalı akşama kar yağışı bekleniyor. Hiç bir insanın hiç bir kedinin,köpeğin,kuşun üşümemesi dileği ile....

20 Eylül 2010 Pazartesi

KARA BÖRÜLCELERİM :)

Birbirlerini boğazlayacaklar,Kömür kendini asacak derken bi bakmışım tek yürek olmuşlar :) Gerçi bu birliktelik bu dostluk bana pek yaramadı. Oynarken o kadar deliriyorlar ki sanki evin içinde 300 Spartalı savaşıyor. Örneğin alttaki resimde ben evde yokken saksıyı devirip dökülen toprağın üzerinde nasıl keyif yaptıklarını görüyorsunuz :) gördüğümde hiç sinirlenmedim ... O kadar olağan bir şey ki onlar için kırıp dökmek bende yavaş yavaş alışıyorum. Şu manzaraya bakıp nasıl yumusamaz ki insan :)
yok işte kim ne derse desin isteyen ayy ne kadar pis diye sızlansın isteyen ama hijyen şart diye bilgiçleşsin umrumda değil . O an onlar mutlu ya bitmiştir... :) Sonuçta yirmi dört saat bu sekilde yaşamıyoruz .Ben de her ölümlü gibi evimi temizliyorum :p
Kömürden iyi bir anne olurmuş aslında resimlere bakınca daha iyi anlıyorum.


12 Ağustos 2009 Çarşamba





Aslında buraya yaptıklarım harici konularda yazmayı sevmiyorum ama bu prensesleri size göstermeden duramadım.ben kolye ya da küpe yaparken, balkonda sigara kahve keyfi yaparken dizibin dibinden ayrılmayan iki güzel prenses :) Misket bizimle evimizi paylaşmaya başladığında otuz beş günlüktü şimdi on beş aylık bi abla :) Kömür de yol kenarında bulunup bana hediye olarak geldiğinde ne kadardı bilmiyorum ama bize geleli iki hafta oluyor:) Bir de balık ve kuşum var onlar zaten kendi alemlerinde :) Hayvanları ve çiçekleri çok seviyorum gerçi artık evde besleyebileceğim kedi köpek kuş limitini tamamladım ama çiçeklere gelince....:) sevgili asortik krep'in yardımıyla bir güzel çiçek yetiştirmeyi öğreneceğim :) işte size iki prensesin oyunda ve uykuda çekilmiş pozları :)

10 Ağustos 2009 Pazartesi


Kıvırcık kuzunun sevinci,fotoğraf makinasının arızası derken yaptıklarımı uzun zamandır resimleyememiştim. Bugün nihayet fotoğraf makinama kavuştum.
Aslında yukarıdaki küpeyi bir dergide gördüm ama taşları tıpatıp değil, çünkü bulamadım hatta taş bile değil boncuk kullandım. Ev ahalisi ilk önce dalga geçti benimle bunları kim takar ki dediler yok çok abartılıymış yok çok uyumsuz boncuklarmış... Güldüm geçtim ve her pazar açtığım tezgaha yerleştirdim ve o gece benimle dalga geçenlere inat Türkiye saati ile 00:40 ta bu küpelerim satıldı :) ve benim canlarım zevkler ve renklerin tartışılmayacağını bir kez daha anlamış oldular :)

28 Temmuz 2009 Salı


evet bugün ne kolye var ne de küpe :) dünden beri içim içime sığmıyor takı da yapmıyorum :) buraya da yazmak istedim.Kuzum geçtiğimiz kış ve ilkbahar boyunca başını kitaplardan kaldır(a)madı. Çocuklarımızı bir yarış atına döndüren, her yıl yine yeniden düzenlenen sistemden nefret etmeme, sekiz yıl boyunca öğrenim gören bir çocuğun seviyesini topu topu iki saatte belirleyen sınavın mantıksızlığına rağmen elinden geleni yapan kuzum bu yıl anadolu kız meslek lisesini kazandı. altıncı ve yedinci sınıfta hiç te başarılı sayılmayacak bir not çizelgesi vardı kuzumun fakat her çocuğun bir açılma saati vardır derler ya sekizinci sınıfta birden derslere sımsıkı sarıldı ve azimle çalıştı ilk dönem teşekkür belgesi ile eve geldiğinde gözlerindeki sevinci unutamam :) ve ikinci dönemde hiç rehavete kapılmadan aynı tempo çalıştı ve haziran ayında da elinde yine bir teşekkür belgesi ile beni kucakladı :) ve SBS... evet iki yılın boşluğunu son yıl kapatmaya çalıştı ve elinden geleni değil daha fazlasını yaptı. sancılı bir bekleyişten sonra sonuçları aldık anadolu kız meslek lisesi konaklama ve seyahat bölümünü kazandı kuzum :) düz lisedense meslek lisesinde daha başarılı olacağına inanıyorum umarım hep böyle gider benim tatlı kıvırcık kuzum :)))